M. Halistin KUKUL

Şair - Yazar

[email protected]

Yalnızlığı Kuşanmış...

Kaybolmuşuz kalabalıklar ummânında, şehrin

Yalnızlığı kuşanmış bir cinnet uğultusu var.

Şafak sökmeyecek gibi pencerelerinde evlerin

Ve birer ucûbe gibi üzerimize gelen gökdelenlerin,

Üstünde yıldızlar bağırıyor yukardan bar-bar;

Her birinin çilesini çekiyorum bir îdâmlık mahkûm kadar…

Bu diyârdan göçüp gidenlerin!..

 

Bütün yaşanmışlıklar boğuk, rüyâlar sancılı, bütün;

Gökkuşağı sağır, kâbus zaman…

Durur mu göz, bu hâle ağlamadan?

Bu kadarlıktır sâdece senin gördüğün

Sökülüyor âdeta ciğerleri, yerin!..

 

Durmadan inliyor zavallı toprak…

Dallar kupkuru, ağaçlarda kıpırdamıyor bir tek yaprak.

Sevdayı, sarhoş nakaratların kollarına bırakarak

Sefasını sürüyorlar nağmelerin!..

 

Kıskaçta kâinat, çepeçevre beşeriyet…

Çoluk-çocuk, yaşlı- genç, topyekûn cemiyet?

Zâlimin elinde mühür, çökmüş her hücreye zillet.

Elbette, bu dünyada, hakkıdır yaşamak,

Beyazların, sarışınların, esmerlerin…

 

Kaç bin kaç yüz seneden beri hep böyledir bu hâl;

Düzelmesi için eğer varsa milyonda bir ihtimâl.

Taraf tutarım bütün iyilikleri kayırırım;

Teker teker fitne-fesadı onlardan ayırırım.

Gövdemi ortaya koyar kâinata haykırırım,