Bu yıl, kış çok çetin geçti.
Son birkaç yıldır nazlı nazlı yağan kar, bu sefer geçmişin acısını çıkartırcasına toptan yağdı.
Kışın, Erzurum’da yaşamanın zor ve riskli olduğunu şehrin sakinleri olarak yakından bilmekteyiz.
Isınma maliyetlerinin yüksekliği, mevsimin uzun sürmesi, araçların yolda kalması, geç açılan yollar,
bıyıkları donduran soğuk, yolda yürürken kayıp düşmek ve çatılardan sarkan buzlar, kışın ağır faturası
olarak karşımıza çıkıyor.
Binaların çatılarında yığılan karların eriyerek buz haline gelip sarkması, mal ve can güvenliği açısından ciddi tehlike oluşturuyor.
Cadde üzerinde işyerimin bulunması ve Yakutiye ilçesinde yaptığım gezintilerde bu hafta içerisinde çatılardan kaldırıma veya caddeye düşen buz kitlelerine defalarca şahit oldum.
Mumcu Caddesi’nin her iki tarafındaki binalardan sarkan ve balistik füzeler gibi düşen tonlarca ağırlıkta ki buzların bir insanın başına düşmemesini “ Erzurum’un üstünde demir kubbe mi var “ şeklinde yorumladım.
Birkaç gündür çatılardan düşen buzların oluşturduğu tehlikeler, yıllardır çözüm bekleyen sorunu tekrar gündeme taşıdı.
Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi mühendislik fakültelerinin yapacağı bir çalışma ile bu riski taşıyan çatılar için bir proje geliştirilip ilgili birimlere sunulabilir. Valilik ve Büyükşehir Belediyesi bu proje doğrultusunda bir standart oluşturup konuyu çözebilir.
Can kaybına, yaralanmalara ve maddi zararlara yol açan bu soruna artık radikal çözümlerin getirilmesini ve tedbirlerin alınmasını beklemekteyiz.
Çatılardan düşen buzların zarar verdiği kişiler tarafından binada oturanlara açılan tazminat davaları ile vatandaşın bir ömür çalışıp aldığı evi tazminat olarak ödeme zorunda kalması, can sıkıcı bir durumdur.
Binlerce binanın çatısından sarkan buzları kırmak, hiçbir belediyenin altından kalkacağı iş değildir ama
çatılara standart getirip, denetlemesi sorumlulukları dahilindedir.
Çözüm, risk taşıyan çatıların tespit edilmesi ve bu çatıların teknik heyet tarafından tasarlanan şekle dönüştürülmesidir.
Elbette ki bu işlemlerin maddi bir karşılığı olacak ve ev sahiplerinin cebine dokunacaktır.
Büyükşehir Belediye Başkanlığı bu konuda bir kaynak bulabilir veya vatandaşın bütçesini sarsmayacak şekilde uzun vadeli ödeme planı geliştirebilir.
Yapılacak bu düzenlenmenin bir yaptırımı olmalı ve takibi yapılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki hiçbir canın maddi karşılığı yoktur. Devletin görevi insanını korumak ve onu güvende yaşatmaktır.