Murat YILDIRIM

Emekli Vâli - Yazar

[email protected]

Gönül Penceresinden (2)

Şu hayatın en büyük gerçeği ölümdür.Fakat yaşarken hiç hatırlanmak istenmez.Takdir- i İlahi beklenmedik bir anda gelir,alır ve götürür.* Kur'an - ı Kerim Hadid Suresi 20.ayetinde: "Bilinki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence,bir süstür, aranızda övünme ve daha çok mal ve evlâd sahibi olmak isteğinden ibarettir.Bu yağmurun bitirdiği,ekicilerinde hoşuna giden bir bitki gibidir ki sonra kurur, sapsarı olduğunu görürsün.Sonra da çer çöp olur.Ve ahirette şiddetli azap vardır.Allah' ın rızası ve mağfireti de vardır.Dünya hayatı aldatıcı bir geçimden başka bir şey değildir".(1)-Fizılalil Kur'an,cilt: 14 ,sh: 309- 310 .Prof.Seyyid Kutup. Ankebut Suresi 57.ayetin de:" Her nefis ölümü tadacaktır.Sonra bize döndürüleceksiniz.". Enbiya Suresi 35.ayette:" Her nefis ölümü tadıcıdır .Biz sizi şerlede, hayırla da deneyerek imtihan etmekteyiz ve siz bize döndürüleceksiniz.". Cuma Suresi 8.ayette:" De ki;sizin kendiesinden kaçmakta olduğunuz ölüm,mutlaka sizi bulacaktır.". Buyrulmaktadır. Sevgili ve şerefli Peygamber efendimiz ( s.a.v.)de şöyle buyurmuştur.* Lezzetleri açılaştıran ( ya da yıkan) ölümü çok hatırlayın* ." Onu çok hatırlayın ki lezzetlere karşı meyliniz azalsın,amel ve ibadete karşı isteğiniz artsın". Arifler ,dost sohbetlerinizde lezzetleri açılaştıran ölüm bahsini katın, ölümü çok düşünün, çünkü ölümü düşünmek,günah işlemeyi önler,insanı dünyadan soğutur demişlerdir. Yine herkesin çok işittiği ve bildiği bir hadisi şerifte "Vaaz edici olarak ölüm yeter.Ölümü düşünmeyen bir kimsenin ibadet ve taatında hayır yoktur.Çünkü bu kimse,ibadet ve taatına ihlas ve huşu katmaya muvaffak olmaz" denilmiştir. Kısaca özetle ifade ettiğimiz ayet ve hadislerin ışığı altında konuyu günü müze getirirsek; içinde yaşadığımız " modern hayat" bizleri 7 den 70 e o kadar mesele ve problemlerle karşı karşıya getirmekte ve meşgul etmektedir ki, büyük çoğunluğumuz ,ölümü hatırlamaya fırsat ve zaman bulamamaktayız. Diğer bir deyişle,iş arayanların zihninde iş bulma, eş arayanların kafasında uygun bir eş bulup yuva kurabilme hayali,geliri ve kazancı yeterli olmayan,fakirlikle mücadele ederek hayata tutunmaya çalışan,refah ve zenginlik içinde doğup büyümüş,yokluk ve yoksulluk yüzü görmemiş " HIZ ve HAZ" çağını doymasızca yaşayan mutlu azınlıkların; aklına ve fikrine ölüm düşüncesi gelmiyor. Kendi nefsimiz de dahil olmak üzere,hergün trafikte,tabut içine konmuş, mezarlığa giden belediye cenaze arabasında, bir gün bizimde olacağımız endişesini de istisnalar dışında pek taşımadığımızı düşünmekteyiz. Halbuki, düşünen ve hayatın gerçeğini bilen,en akıllı insan; ölüm gerçeğini çok düşünen ve ölüm için hazırlık yapan insandır.Akıllı Adem,bu dünyadan da nasibini unutmadan ahiretin güzelliğini- değerini birlikte kazanmaya çalışır.Herkesin bildiği ve dilinden düşürmediği vechile" hiç ölmeyecek gibi dünya için,fakat yarın ölecek miş gibi de ahiret için gayret eden" insan akıllı insandır. Malik bin Dinar,bir gün kabristandan geçerken:" Nerede saygın kişiler ve herkesi hor görenler? Nerede güçleriyle insanları ezenler? Kendilerini övünce, yalanları onaylananlar? Hepside ölüp göçtü ler.Şimdi ne konuşabilirler,ne de hallerini anlatabilirler.Vücudları her gün bozulmakta ve çürümektedir.Ey bu kabirleri görenler ! Bu durumdan alacağımız bir ders ve ibret yokmu? diyerek asırlar öncesi bize sesleniyor.Evet dostlar almamız gereken çok dersler vardır.ÖMÜR adlı şiirimizden bir dörtlük ile yazımızı noktalıyalım.Cenabı Hak, cümlemize, sağlık, sıhhat ve afiyet içinde, hayırlı, bereketli ve uzun ömürler nasib etsin, Kur'an Kerim ifadesiyle" Erzeli Ömür " den muhafaza buyursun. Her güzel gün geçer,her güzel şey biter, Yaşanır günler aylar,bir ömür geçer, Doyulmaz güzelliğin tadına derler, Lakin ölüm varya ! düşüncesi yeter... Vesselam.