1954’de Saint George isimli tekneyle ilk teröristler grubunu oluşturan, Yunanlı ve Kıbrıslı Rumlar yanlarında getirdikleri silahları ile birlikte Kıbrıs’a çıkıyorlardı.
Kıbrıs konusunda ne kadar çok şey söylendi, anlatıldı ve yazıldı. Ülkemizin dış siyasetinin son 50 yılına damgasını vuran, bölgesel milli menfaatlerimiz uğruna savaştığımız adı Kıbrıs olan o stratejik ada hala gündemimizde, hala uluslararası arenada çözüm bekleyen en önemli konu, hala en hassas bölgeler arasında.
İlk haberi duyulduğunda tarih; 14 Ağustos 1974’ü gösteriyordu! Kıbrıs savaşlarının ikinci harekâtının ilk gününde bir toplu mezar bulunmuş; bu katliam çukuru açıldığında, 126 Türk’ün topluca katledildikleri anlaşılmıştı…
Tam 55 yıl olmuş o ‘Kanlı Noel’ gecesinden sonra geçen zaman! Kan, gözyaşı ve acıyla hatırlanan o gece neler yaşanmadı ki adı Kıbrıs olan o adada!
Amerika Ortadoğu’ya yerleştiği, sınırlarımızın dibine kadar gelip PKK-PYD terör örgütlerini desteklediği, FETÖ terör örgütü elebaşısına kucak açtığı yetmemiş gibi; şimdi de Rumlarla işbirliği yaparak Kıbrıs’a yerleşmenin peşindedir!
Değerli Okur bu yazım; Milenyumlu yılları yaşayan dünyamızda pek çok ülke bilişim çağının tüm teknolojik gelişmelerini yaşarken; günümüz Türkiye’sinden çok değil bundan 60 yıl öncesine baktığımızda, ülkemizin ardında kalan yaşam biçiminin ne olduğunu bilmeyen genç kuşaklara, mazide kalan Türkiye’nin neleri nasıl yaşadığını anlatmak için kaleme alınmıştır.
İstanbul; Asırlar boyunca pek çok medeniyetlere ev sahipliği yapmış, dünya genelinde ülkemizin en çok bilinen, aranan, gezilen şehri, turizm sektörümüzün her mevsimine hizmet eden eşsiz bir hazine…
15 Kasım 2018 tarihinde KKTC’nin 35’nci kuruluş yıl dönümünü kutlayacağız. 44 yıl önce 1974’te Kıbrıs adasında temeli atılan bu son Türk Devletinde yaşayan soydaşlarımız; ne yazık ki yaşadıkları bu devletin diğer ülkelerce tanınmamış olmasının bedelini pahalı bir biçimde ödemeye devam etmektedir.
Cumhuriyetimizin 95’nci kuruluş yıldönümü geçtiğimiz 29 Ekim 2018 günü tüm yurtta olduğu gibi; KKTC ve yurt dışı temsilciliklerimizde de büyük bir coşkuyla kutlandı.
Devletimizin ekonomik sorunlarla uğraştığı bu süreçte; ulusal çıkarlarımızı ilgilendiren konularla ilgili dış ilişkilerimizde önemli ama sıkıntılı bir süreç yaşanıyor!
5 yıl sonra tam bir asırlık koskocaman bir çınar olacak Cumhuriyetimiz. Cumhuriyete giden yolda İlk adımı 19 Mayıs 1919’da Samsun’umuzdan atmıştı Atamız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüz.
Kıbrıs Milli Davamızın en önemli kaybı; 23 Mayıs 2008 tarihinde tarafların liderleri, Talat - Hristofyas ikilisinin aşağıdaki ‘’Ortak Vizyon ‘’ açıklamasıyla yaşanmıştı!
2012 yılında ülkemizde başlayan/başlatılan çözüm süreciyle ilgili yakın tarihimiz çok şeyleri anlatır. Bunlardan en önemlisi de 2012 yılında orta dereceli okullarda, 2013 yılında da ilkokullarda Andımızın okutulmasına Milli Eğitim Bakanlığı İlk Öğretim Kurumları Yönetmenliğinde yapılan bir değişiklik ile son verilmesidir.
‘Ben bu topraklarda doğdum. 44 yıldır burası benim vatanım. Tıpkı 1974’de bu topraklar uğruna şehit düşen, Boğaz Şehitliğinde yatan babamın da olduğu gibi. Bu toprakları asla terk etmeyeceğim.’’
Kıbrıs Rum kesimi yönetiminin Doğu Akdeniz’de Kıbrıs adası açıklarında doğal gaz ve petrol araştırmaları yapması yönünde özellikle Amerikan petrol şirketleriyle yapmış olduğu anlaşmalar bu yılsonu itibariyle devreye girecek.
Bir dava düşünün neredeyse 140 yıldır devam ediyor! Davanın adı Kıbrıs…
Türkiye’de yaşanan döviz kriziyle başlayan ekonomik sıkıntılar, K.K.T.C’de de etkili oldu. Yıllar önce Yunanistan’da yaşanan ekonomik kriz nasıl ki Kıbrıs’ta Rum kesiminde etkili olmuş, GKRY büyük bir krizin içine düşmüş, AB’nin, IMF’nin kapılarını aşındırarak, buradan gelen milyarlarca avro ile bu sıkıntılı dönemi aşmışlardı.
Güneşin her doğuşunda ülkemizde aydınlık yüzlerin birbirlerini selamladığı, yeşilin her tonuyla doğal güzelliklerin içimizi ferahlattığı, doğa dostlarının, dostluğun, kardeşliğin her yanımızı sardığı bir günü tarif etsem,
Ay Yıldızlı Al Bayrağımız altında yaşamaktan onur duyan, Büyük Türk Milletin ayrılmaz bir parçası olmanın gururunu taşıyan her yurttaş gibi; ‘vatan, millet, devlet, bayrak’ kavramları benim kutsalımdır, vazgeçilmezimdir.
Nedense her Eylül ayı geldiğinde Kıbrıs konusu yeniden gündeme gelir, önem kazanır. Bu yılda böyle olacağı şimdiden belli oldu.

