Kıbrıs Milli Davamızın Üç Önemli Gerçeği…

İngiltere’nin 1878’de Kıbrıs adasına el koymasıyla başlayan; Kıbrıs Türk Halkının, Rumlara karşı adada gerçekleştirdiği direnişe, var oluş mücadelesine yansıyan üç önemli gerçek vardır:

Tarihten Gelen Çığlık

Evladını kaybeden bir annenin, bir babanın, eşini kaybeden bir sevgilinin, ya da anne ve babasını kaybeden bir evladın acısı nasıl anlatılır? Onların yüreklerinden kopup gelen o acılı feryatları yazmak, seslendirmek mümkün müdür? Evladını kaybeden bir annenin, bir babanın, eşini kaybeden bir sevgilinin, ya da anne ve babasını kaybeden bir evladın acısı nasıl anlatılır? Onların yüreklerinden kopup gelen o acılı feryatları yazmak, seslendirmek mümkün müdür?

Tarihimize Not Düşen Gerçekler…

Hayat, biz insanlara Allah’ın armağan etmiş olduğu büyük bir değerdir. Hiç düşündünüz mü? Bu değerli süreci yaşarken biz hayata ne verdik? Hayat bize ne verdi? Ama bundan da önemlisi doğup büyüdüğümüz, hayatımızı geçirdiğimiz vatan topraklarımıza, canım ülkemize biz neler verdik?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Bir devlet düşünün! Kurulalı tam 38 yıl olmuş ama bu devleti Türkiye’nin dışında tanıyan başka bir devlet yoktur! Bu devletin adı: Kuzey Kıbrıs değil; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetidir. Bir halk düşünün!

98 Yıl Önce, Çankaya’daki ‘O Gece’!

‘’Tarih 28 Ekim 1923, günlerden Pazar… Ankara güzel bir sonbahar gününü yaşıyordu. Gazi öğlene kadar Meclis’te çalışmış, şimdi Çankaya’ya gitmek üzere ayrılıyordu ki, Meclis koridorlarında, kendisiyle görüşmek üzere bekleyen Kemalettin Sami ve Halit Karsıalan Paşalarla karşılaştı ama onları dinleyecek vakti yoktu.

Kıbrıs…

Kıbrıs, Türk Milletinin en hassas olduğu konuların başında gelir. Adada yaşananlar en güncel haliyle izlenir, merakla takip edilir. Çünkü bu ada yakın tarihimizde yaşananlarıyla, ecdadımızın 307 yıl boyunca bu adaya bıraktığı izlerle bizler için çok önemlidir.

Denktaş ve Anıt Mezarı..!

Kıbrıs milli davamızın son lideri, KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Sn. Rauf Raif Denktaş’ı kaybedeli tam dokuz yıl oldu. 13 Ocak 2012 tarihinde sonsuzluğa uğurladığımız Sn. Denktaş, özgürce yaşaması için uğruna hayatını adadığı Kıbrıs Türk Halkının Lefkoşa’sının Türk kesiminde yatıyor.

‘’Yeni Bir Hayat…’’

Yazımın başlığı, bir sivil toplum kuruluşunun adıdır. ‘’Yeni Bir Hayat Derneği’’, diğer sivil toplum kuruluşları gibi toplumumuzun iyiliğine hizmet amaçlı kurulmuş, seçmiş olduğu çok önemli bir konuda farkındalık yaratmak amacıyla, hem de ülkemizin en önemli turizm beldesinde faaliyet göstermektedir.

Sonbahar…

‘’ Mevsimlerin en hüzünlüsüdür! Renklendir desen bu mevsimi; ona en yakışanı sarısıyla, kırmızının her türüdür…’’

Gazi Kimdir?

‘’Şehit Nurlanmış, Gazi Onurlanmış Askerdir.’’ Sakarya meydan muharebesinin kazanılmasının ardından TBMM; 19 Eylül 1921 tarihli 79’uncu oturumunda almış olduğu karar ve çıkarmış olduğu153 Numaralı kanunla: Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesinin önderi ve devletimizin kurucusu, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e, mareşal rütbesi ve gazi unvanının verilmesini kararlaştırmıştır.

Uçuşan Kelimeleriyle Hayatımız ve Türkiye…

Hiç düşündünüz mü? Ülkemizin gök kubbesinde her birimizin, ülkemizin meramını anlatan milyarlarca kelime dolaşır! Kimimizin derdini, kimimizin acısını, kimimizin sevinç dolu coşkusunu anlatır. Aslında o kelimeler, o ülkede yaşananların da adıdır.

30 Ağustos, Devletimizin Kuruluş Temelinin Atıldığı Gündür

Bugün bağımsızlığımıza kavuştuğumuz o mutlu günün, 30 Ağustos zaferimizin 99’ncu yıldönümüdür, hepimize kutlu olsun.

Kıbrıs Milli Davamız ve Geçip Giden Zaman..!

Yıllar yıları kovalayıp giderken, Kıbrıs Milli Davamızda, Kıbrıs konusunun gidişatında değişen hiçbir şey yok!

Rum Tarafı 3,5 Atarken..!

1974 Kıbrıs zaferimizin 47’nci yıldönümü geçtiğimiz 20 Temmuz’da KKTC’de törenlerle kutlanırken, Lefkoşa’daki tören alanından liderlerin vermiş olduğu mesajlar çok çarpıcıydı.

Girne’den Doğan Güneş (20 Temmuz 1974)

Tam 47 yıl geçmiş o savaş günlerinin ardından… Yıllar öncesine dönmek; o günleri tekrar yaşamak, satırlara dökmek, savaşı anlatmak ne kadar zor! Hele, hele kana kan; cana can katarak kurulmuş bir devleti anlatıyorsa o zaman, Hele, hele gönderlere çektiğimiz, çekilmiş ay yıldızlı bayrakların gölgesine emanet edilmişse şühedalar…

Gazi Mustafa Kemal Paşanın Anlatımıyla 19 Mayıs 1919

Milletler yaşadığı topraklarda öylesine önemli olaylar, dönemlerle karşı karşıya kalırlar ki! Bu dönemler; onların geleceklerini şekillendiren, yaşamlarına şekil veren değer yargılarını da test eder.    Türk Milleti binlerce yıllık tarihi boyunca pek çok önemli olaylarla, dönemlerle karşı karşıya kalmış ama daima doğup büyüdükleri topraklara, atalarımızdan devir alınan emanetlere, vatan, bayrak, inanç, gelenek, görenek, dil birlikteliği, ülkü beraberliği gibi değerlere sahip çıkmış; özgürlüğümüz ve bağımsızlığımız için nesiller boyunca binlerce vatan evladımız bu uğurda hayatlarını seve, seve feda etmiş ama tarihin hiçbir döneminde düşmanına diz çökmemiştir.

Kıbrıs’tan Günümüze Yansıyanlar…

27-29 Nisan 2021 tarihinde BM öncülüğünde Cenevre’de başlayacak olan 5+1 Garantör ülkeler ve taraflar arası gayrı resmî Kıbrıs konferansı öncesinde;  50’li yıllardan beri adada yaşananlara bakarak kısa bir analizle Kıbrıs gerçeklerini hatırlamak gerekir:

Bir Zamanlar Kıbrıs…

Tarih, 20.07.1974. Mersin Ovacık Sahilleri… Günün ilk ışıkları Akdeniz’i henüz aydınlatmış, yaz sıcağının ıslak nemli havası bölgeye iyice sinmiş, nefes almayı dahi zorlaştırıyordu.  Çevrede sadece cır cır böceklerinin gevezeliği duyuluyor, tabiat ana büyük bir suskunluk yaşıyordu. Yaşam, az sonra büyük bir olaya tanık olacağını nerden bilebilirdi ki? Savaşa katılacak askerler, kaderin onlara neyi, nasıl sunacağını bilmeden büyük bir heyecanla komutanlarından gelecek emri bekliyorlardı…

Türk Milleti ve Vatan

TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa Kurtuluş Savaşımı­zın en kritik günlerinin yaşandığı vatan topraklarında; düşman topçusunun sesleri Polatlı’dan duyulurken, savaş meydanlarının yenilmez komutanı, o eşsiz hitabet yeteneği ile 13 Ocak 1921 ta­rihli TBMM oturumunu büyük vatan şairimiz Namık Kemal’in yüzyılı aşkın bir süredir akıllardan silinmeyen, vatan mersiyesi­nin iki cümlesiyle açıyor; milletvekillerine şöyle hitap ediyordu:

Biz Kimiz?

Andımızın tartışıldığı, ulus devlet özelliğimizi, milli birlik ve beraberliğimizi en üst seviyelere çıkarmaya ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde ‘’BİZ KİMİZ?’’ sorusunu cevaplayarak, Türk Milletinin tarihe damgasını vuran niteliklerinin bir kez daha hatırlanması, bilinmesi gerekir.