Sürekli “keşkeler” ve “acabalar” ile uğraşıp huzursuz olmak yerine, farkındalığımızı artırarak daha huzurlu ve mutlu yaşayabiliriz.
Umut dolu olmanın akademik performans üzerinde belirgin derecede pozitif bir etkisi vardır.
Örnek insanlar ruhsal yönden önemli derecede gelişme göstermişlerdir. Olaylara ve insanlara yüksek bilinç düzeyinden bakarlar.
Hayatımızın yönetimini başkalarının eline bırakarak zihinsel sükûnete ulaşamayız. Zamanının büyük kısmını başkalarını düşünmekle geçiren kimse sanki zihnini kiraya vermiş gibidir.
Nazar, hayranlık, aşırı beğenme ve kıskançlığın etkisi ile gözlerden yayılan ışınların meydana getirdiği, nesnelerin bozulmasına, kırılmasına, eğer insansa sağlığın kötüleşmesine sebep olan olaydır.
Pek çok çocuk, kendisine karşı gösterilen sevgiden, ilgiden veya kendisine verilen değerden yüreklenerek yersiz ve aşırı davranışlarda, isteklerde bulunuyor. Şımarıyor.
Her kültürde milyarlarca anne- baba, çocukları için kendi hayatlarını mahvediyorlar. Kendilerini feda ederek hayatı daha anlamlı kılmaya çalışıyorlar. Kendilerine sorarsanız, çocuklarını her türlü beladan, acıdan, sorundan ve hastalıktan koruduklarını söylüyorlar.
Tehditlere ve nahoş durumlara verilen tepkiler, fırsatlara ve keyifli şeylere verilen tepkilere kıyasla daha hızlı, daha güçlü ve engellenmeleri daha zordur.
Sorunlar neden önemlidir? Hayat, sorunlarla karşılaşıp onlara çözüm gerektirme sürecinden dolayı anlam kazanır.
Pek çok anne –baba “Ben çektim, çocuğum çekmesin!” ifadesini hemen hemen her ortamda kullanıyor. Bu tür anne-babalar kendisinin yaşadığı sorunları, çektiği sıkıntıları ve çileleri çocuklarının yaşamasını istemiyor.
Acaba aklımızdakiler hayatımızı nasıl etkiliyor?
Kucaklaşmanın fizyolojik ve psikolojik yararlarına paha biçilmez. Kucaklaşma sevginin sıcacık ve dostça gösterilmesidir.
Bazı karamsar kişiler vardır. İnsanlarla, olaylarla, gelecekleri ile ilgili olabildiğince kötü beklentilere sahiptirler. “Ben çok şanssızım”, “ Hiçbir işim yolunda gitmez ”, “Güvendiğim insanlardan hep darbe yedim, “Herkes beni kullanmaya çalıştı” gibi sözleri sıklıkla kullanırlar.
Düşüncelerimiz ve dünya görüşümüz duygularımızı belirliyor. Bu duygulardan da davranışlarımız oluşuyor. İstediğimi duyguyu yaşayabilmemiz için düşüncelerimizi iyi ayarlamamız gerekir.
Arkadaş, birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her birine denir. Araştırmalar arkadaşlığın mutluluğun ve sağlığa olumlu etki yaptığını gösterir. Kendimizi kötü hissettiğimizde arkadaşlar bizi güldürür ve rahatlatır. Hayatımızın en güzel anlarında arkadaşlarımız yanımızda olurlar.
İnsan kendisine hedef ve amaç koyan bir varlıktır. O bu hedeflerini gerçekleştirmek için kendisini ortaya koyar ve her türlü tehlikeye katlanabilir.
Olumlu duyguları daha çok yaşıyorsanız şanslısınız demektir. Çünkü:
Başarı, mutluluk getirir mi? Değerli olmak, başarılı olmaya bağlı mıdır? Değerimizi işimiz mi belirler?
Pek çok insan, başkaları kendisi için onay vermediği zaman, kendini aşağılanmış hissediyor. İçlerinde onaylanmama korkusu oluşmuş. Bu korku insanları depresyona yatkın hale getiriyor. Mutlu olmaları için başkalarının onayına ihtiyaçları olduğunu düşünüyorlar.
Önce mutluluğu tanımlamaya çalışalım, sonra onu belirleyen faktörleri sıralayalım.

