Genel olarak insanları bütün davranışlarından sorumlu tutan bir anlayışa sahibiz. Bu anlayış yüzünden pek çok insandan küsüyor ve onlara kızıyoruz.
Şükretme, dikkatimizi hayatınızın pozitif tarafına çevirir. Zihniniz derin ve yoğun bir şükretme hissi ile kaplıyken korku hissedemeyiz. Başarısızlıklarımızda da olumlu parçalar bulabiliriz.
Son zamanlarda yurdumuzun her tarafında tartışmalar yaşanmakta ve kavgalar olmaktadır. Bunların sonucunda büyük boyutta maddi ve manevi hasar oluşmaktadır.
İçimizde nelerin olup bittiğinin sağlığımıza büyük etkisi vardır. Düşüncelerimiz bizim kontrolümüz altındadır. Eğer geçmiş bir yaşantı bize zevk vermişse, bu deneyimi hatırlamak aynı zevk duygusunu beraberinde getirir. Düşünce şeklimizin oluşmasına da bayramlar katkı sağlayabilir.
Alışılmış ortamlar, alışılmış düşünceleri güçlendirir. Eğer aynı kişilerle aynı yerlerde bulunursanız , aynı düşünceleri akla getirme ihtimaliniz vardır. Çevrenizi değiştirirseniz, yeni fikirleri hayal etmeniz kolaylaşır. Yer değiştirmek kişiyi özgürleştirebilir.
Günlerden tekrar tekrar düşünüyorum: Bu kadar okumuş eğitim görmüş, en iyi okullardan mezun olmuş, devletin en üst kademelerine kadar yükselmiş insanlar, nasıl oluyor da suçsuz günahsız insanların üzerine en ağır silahlarla saldırabiliyor? Bunlarda hiç vicdan yok mu?
İnsan mutsuzluğu da mutluluğu da kendi içinden üretir. İnsanın kendi içinde ürettiği kargaşa dış dünyadaki gerçek tehlikelerden çok daha ürkütücüdür.

