Bedenin Beyni ve Duyguları Etkilemesi

Bir şey yaptığımız zaman ardından duygu gelecektir. Tutum değişikliği ardından davranış değişikliği getiriyor. Eğer durup bir duygunun bizi harekete geçirmesini beklersek, hiçbir zaman harekete geçemeyiz.

Mutlu Olmak Her Zaman Mümkün mü?

Yıllardan beri mutluluk ve mutluluk araştırmaları üzerinde çalışıyorum. Kitaplar, makaleler yazıyor ve eğitimler veriyorum.  Bazen öyle sorular geliyor ki cevabını vermek çok zor oluyor.

Farkında mısınız? Hayatımız Ellerimizden Kayıp Gidiyor!

Çoğu zaman ne yaptığımızın farkında olmadan yaşıyoruz. Bilinçli seçimler yapamıyoruz. Otomatik pilota bağlanmış gibiyiz. Hedeflerimizle davranışlarımız uyumlu  olmuyor. Aklımız başka yerde, bedenimiz başka yerde…  Böyle bir hayatta hiçbir şeyin kıymetini veremiyoruz. Bu evlilikler için de geçerli, işimiz için de…

Kutuplaşmadan Kurtulmak

Mutlu olabilmemiz için kutuplaşmadan kurtulmalı, her alanda orta yolu bulmamız gerekir. Ne aşırı sıcak, ne aşırı soğuk iyidir. Yüce yaratan bize nötr olanı öğretiyor. Negatif yüklü proton ile pozitif yüklü proton sürekli olarak birbirini dengeler. İyilik, orta yoldur.

Dert Kaynağı: Yanlış Düşünceler

“Yanlış düşünceyi kaldırın ortadan, derdi de kaldırmış olursunuz” der Epiktetos. Gerçekten insan kendi yanlış düşünceleriyle  kendine zarar veriyor. Eskilerin deyimiyle, İnsanın kendisinden başka düşmanı yoktur.  Yanlış yargılarımız, boş korkularımız, umutsuzluğumuz ve kendimize çektiğimiz karamsar nutuklar yüzünden kendimizi hasta ediyoruz. 

Keyifsizlik ve Şükretmek

“Teşekkür etmek” veya “şükretmek”… “Yani her sabah uyandığımızda, pencereden görünen yeni çiçek açmış erik dalına, maması verilmediği için sabırsızlanan kedimize, mucizevî renkleriyle yanı başımızdaki ceviz komodine bakıp her birine tek tek şükranlarımızı sunmak” diye vurguluyor Robert A. Emmons.

Şükran Duymanın Gücü

Şükranın sağlığımızı korumada büyük rolü vardır. Bağışıklık hücreleri duygularımıza karşı duyarlıdır. Şükran, sevgi ve merhamet duyduğumuzda salgılanan  hormonlar, kaygı, endişe  veya korku duyduğumuzda salgılanan  kimyasallardan farklıdır.

Güven ve Mutluluk

Başkalarını sever veya hizmet edersek onlara güveniriz. Güven duyunca da onların  değerlerini ve potansiyellerini  görmüş oluruz. Ayrıca o potansiyelleri de besleriz.

Aile İlişkileri ve Yalnızlık

İnsanlar, bazen kalabalığa, bazen de yalnızlığa ihtiyaç duyarlar. Kişiliğin gelişmesi, insanın kendisini tanıması ve çok boyutlu düşünebilmesi için, kişisel özgürlük hakkına sahip olması gerekir.

Evliliklerde Sinerjinin Gücü

Sinerji, iki ayrı şeyin birleştikleri zaman daha büyük bir güç meydana getirmelerini anlatan bir kelimedir. Bu bir bütünün parçalarının  toplamından daha fazla olduğu bir işlemdir.  Sinerji iki insanın bir araya gelerek veya birleşerek, önceden sahip olmadıkları  veya ayrı ayrı yapamayacakları  değişik bir şey meydana getirmeleridir.

Tam Kapasite İle Yaşamak

Psikologların araştırmalarına göre,  sıradan insanlar sadece yüzde 10 yaşıyor. Yüzde on nefes alıyor,  yüzde on seviyor,  yüzde on keyif alıyorlar….

Vicdan ve Liderlik

Vicdan, içimizdeki ahlaki yasadır. Ahlaki yasa ile  davranışın örtüşmesidir. Birçok kimse, vicdanın, Tanrının  çocuklarına seslenmesi olduğuna inanır.  Pek çok düşünür neyin iyi neyin kötü, neyin doğru neyin yanlış olduğuna ilişkin insanın içinde bir duygunun varlığını kabul eder.

Kanserli Davranışlar

Yayılma özelliği gösteren beş önemli davranış vardır: Eleştirme, şikayet etme, kıyaslama, rekabet ve çekişme ( Covey, s.155).

Dört Tür Zekayı Geliştirmek

Hepimizin doğuştan getirdiği dört muhteşem parçası vardır: Beden, zihin, kalp ve ruh. Dört zeka türümüz de bu  dört parçaya karşılık gelir. Bedene bedensel zekâmız, zihne zihinsel zekamız, kalbe duygusal zekamız ve ruha ruhsal zekamız.

Kendinle Barış ve Kendine Sarıl!

Mutlu insanlar, kendilerine mutsuzlardan daha çok  dokunurlar ve kendilerini daha çok severler. Kendilerine daha çok sarılırlar ve “Canım kendim, seni  çok seviyorum” derler.  Böylece daha az hasta olurlar.

Kendi Sonunu Hazırlayan Şair: Nefi

Şair Nefi’ inin (1572) övgüleri de sevgileri de uç noktadaydı. Sevgisini ve öfkesini söylemekten çekinmezdi.

“Ham Pişkinin Halinden Anlamaz”

“Ham pişkinin halinden anlamaz, o halde sözü kısa kesmek gerek” diyen Hz. Mevlana’yı anlamış olsak enerjimizi ve zamanımızı boşuna harcamamış oluruz.

"Öpeyim de Geçsin" Sözü Doğru mu?

Annelerin söylediği “ öpeyim de geçsin” sözünü çok seviyorum. Gerçekten öpücüğün iyileştirme gücü var mı?

Zenginleştirilmiş Çevre ile Beynin Uyarılması

Beyin de, kas gibi, üzerinde alıştırma yapıldığında gelişim gösterir.  

Kadınlar ile Erkekler Arasındaki Önemli Farklar

* Kadınlar daha çok ilgilendikleri kişilerin içsel dünyalarında neler olup bittiği hakkında sohbet etmek isterler.  Erkekler ise daha çok dış dünyada neler olup bittiğini merak ederler.