60 Yıllık Dostum Yavuz Bülent Bâkiler’in Ardından…

Yavuz Bülent Bâkiler’in şiirlerinde ve yazılarında, Türk milletinin târihi, edebiyatı, ahlâkı, düşünce sistemi, inancı, örf ve âdetleri, şarkısı, türküsü, masalı ve destanı ile topyekûn kültürü vardır. O, mensubu olduğu Türk milletinin, insanlık târihini en çok etkileyen beşerî güç olduğunu bilir. Bildiklerini şiirleri, nesirleri, sohbet ve konferanslarıyla çok sâde ve alabildiğine tesirli ifâdelerle okuyucularına ve dinleyicilerine aktarır.

60 Yıllık Dostum Yavuz Bülent Bâkiler’in Ardından…

1870-1927 yılları arasında yaşayan (Rahmetle andığımız) bir Süleyman Nazif’imiz vardı. Kelimelerin yanlış yazılmasına, yanlış kullanılmasına asla tahammül edemez, Türkçe’yi yanlış konuşanları, yazanları diliyle ve kalemiyle îkaz ederdi.

Dostluk

Sevgili çocuklar, bugün anlatacağım masalı mutluluk ormanında yaşayan sevgili hayvan arkadaşlarınız ile birlikte onların size ikram yapacağı ormanın serin bir köşesinde dinleyeceksiniz. Dikkat, şimdi bizi ormana götürecek olan balon geliyor. Hemen sıra olun ve bekleyin. Ormanın nöbetçisi, ayı Bayan Tonton balona binmenize yardım edecek ve en son kendi de binecek ve balon havalanacak.

Para Para Para!

Ekonominin temel malzemesi olan para; ‘ Malların alım ve satımında kullanılan değişim aracı ’ olarak tanımlanır.

Tefekkür Etmek ve Etmemek

İsrailoğulları'ndan bir abid 30 sene sürekli ibadet etmiş, Cenabı Hak'ta mükafat olarak kendisine bir bulut ihsan etmiş. Abid bir süre bulut altında gölgelenmiş. Fakat bir zaman sonra, bu nimetten mahrum kalmış. Olayı annesine anlatmış, annesi: "masiyet- (kötülük, asilik) nimetin değişmesine sebep olur, sanırım bu mahrumiyet işlediğin bir asilik yüzündendir." demiş.

Sözde Bir Diplomatın Hezeyanları Üzerine

Başkan Trump’ın Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi olarak atadığı Thomas Barrack görevlerine başladığı günden beri deneyimli bir diplomata yakışmayacak açıklamalar yapıyor.

Üç Kız Kardeş

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde pire berber, deve tellal iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken vur vuranın kır kıranın destursuz bağa girenin hali harapmış. Gittim gittim az gittim uz gittim dere tepe düz gittim. Dönüp arkama baktım bir arpa boyu yol gitmişim yine masal dünyasındayız.

Aytuğ İzat'tan Prangalı Ülke Kitabım hakkında

Aşağıdaki yazı, 1985 ve sonrası yılların önemli bürokratlarından Aytuğ İzat'ın web sayfasında yayınlanmıştır. 

'Katil' (Türk Dili Kurultayı'nın İlk Defa Toplanması'nın 93. Yılı Münâsebetiyle)

“Türkçe yazıldığı gibi okunan” ve “okunduğu gibi yazılan bir dil” olduğuna göre, başlık olarak yazdığım bu kelimeyi (K-A-T-İ-L) diye okumaktan başka çâremiz yoktur.

Galatalı Şevket Bey ve Karakol Cemiyeti

Hasan Ali Polat ve Osman Akandere’nin telif ettiği kitap 13,5 X 21 santim ölçülerinde 316 sayfadır. Arka kapak yazısı:

Öğretmen Sorunu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in atama bekleyen öğretmenlerle ilgili olarak; “ Sınavı kazanamadıkları için atanamıyorlar, gidip merdiven altı kurs açıyorlar ” söylemleri eğitim çevrelerinde farklı tartışmalara neden oldu.

Harmanda "Düven", Kırsalda "Döven"

7- 11 Temmuz 2025 tarihleri arasında Bulgaristan'ın Kırcaali bölgesine yaptığımız kültür ve tanıma seyahatimizde tanıdığımız edebiyatçı öykü yazarı Sn. Durhan ALİ Bey'in bize hediye ettiği "Kaybolan Mezar" adlı hikâye kitabını okuyorum." HARMANDA" başlıklı kısa öyküsü bize hem düşüncelere hem de üzüntülere sevketti.

Millî Bilinç ve Şiir Üzerine- 8

Bu iklimi oluşturan valimizden, öğretim elemanlarından ve memurlardan, buraya koşan yüce gönüllü şairlere kadar her ruha, binlerce selâm olsun.

Millî Bilinç ve Şiir Üzerine- 7

Dua ve dilekten, küfre; sevgiden nefrete, özlemden, kaçışa, günlük anlaşmadan bilime, sokak argosuna kadar bütün ifade kalıplarına damla damla sızan, bu damlalarla kültürümüzü zenginleştiren bir Türkçe var.

Kültür Emperyalizminin Gayri Meşru Çocuğu İktisâdî Krizi Ancak Millî Şuurla Aşabiliriz

Dünya ve insanoğlu yaratıldığından beri, güçlü olan herkes ve her millet, kendisinden daha az güçlü olanları kontrol altında tutmak istemiştir. Bu isteğe eskiden kaba kuvvetle, silah gücüyle ulaşılıyordu. Günümüzde zekâsını kullanarak gizlice yapanlar olduğu gibi, eski metodu tercih edenlere de rastlanmaktadır.

Millî Bilinç ve Şiir Üzerine- 6

Bir zevk karmaşasının göze, kulağa, dile, damağa, kokuya ve cilde dayalı uyarım kirlenmesiyle iç içeyiz. Duygularımız ve düşüncelerimiz de zevklerimiz de kirlenmekten kurtulamıyor. Televizyon kanalları, bu kirlenmeyi hem karşı çıkılmaz gibi gösterdi hem de besleyip çoğalttı. Müzik parçalarının güftesine, söz kısmına bakmamız yeterli… Bestede, güftede, icrâ sırasında bile insanın bayağı duygularını ve bayağılaşmasını, utanmadan söyleyebilen, kalbinin kapılarını değil, bedenini açan bir çirkinleşme, şiirsizleşme.

Târihten Destana Akan Duyarlılık - 4

Sadık Tural, 16.600 adet kitap ile 11.100 adet süreli yayından oluşan kütüphanesinin 15.000 adedi ile dergi koleksiyonunu S. Tural adını taşıyacağı taahhüdüne dayanarak Çankırı Karatekin Üniversitesi’ne bağışladı. Eski Harfli Türkçe 1500, el yazması 30’a yakın eser ile 2000’e yakın yeni harfli kitabı Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne Haziran 2020 târihinde teslim olundu.

Millî Bilinç ve Şiir Üzerine- 5

Şiirin oluştuğu rahme düşen ilk uyarım, ilk öge, duygudur. Duygu nedir? Kalbi saran  incecik damarları büzüp büzüp bırakan, kalp atışlarını değiştirip beynimizdeki salgı merkezlerinin her türlüsünü harekete geçiren hâlin adına duygu denir. Şiir denilen varlığa dönüşecek olan cenin’i oluşturan, duygu… İnsanı bir örsün altında bir çekiçle döve döve biçimlendiren hâlin adına duygu denir: Sevgi, şefkat, merhamet, tutku, nefret, özlem vs. bunlar duygu…

Târihten Destana Akan Duyarlılık - 3

SADIK KEMAL TURAL Beş çocuklu bir ailenin ilki olarak 07.07.1946 târihinde Kırıkkale’de doğdu. (Resmî kayıt 1 Mart 46) İlk, orta ve lise öğrenimini doğduğu şehirde tamamladı. Fark derslerini vererek Samsun İlköğretmen Okulu’nu bitirdi. DTCF’de başladığı yükseköğrenimini, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı.

Millî Bilinç ve Şiir Üzerine- 4

Şair, bir dilin imkânlar ülkesini adım adım dolaşmış, şiir denilen bilgi ülkesinde yaşayıp kendisinin ifade edilmesini gerekli saydığı bir dertle yanmış, kendisini başkalarının, bizim adımıza yakmış insana şair denir.