Küresel ısınmanın etkisiyle meydana gelen iklim değişikliklerinden olsa gerek, son birkaç yıldır Erzurum’a kar gecikmeli olarak yağıyor.
Siyonistleri çileden çıkaran ödülün planlayıcısı olan, ‘Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi’ Başkanı Muammer Karabulut amacına ulaştı.
Osmanlı Cihân Devleti'nin çöküş döneminden Cumhuriyet'e intikal eden ve hâlen de aşılamadıklarına kanaat getirdiğim şâir ve edîblerimiz vardır:
Yeni yıl, çoğu zaman geleceği değil, aslında kendimizi tarttığımız bir eşiktir.
Başkan Trump’un yönettiği ABD, egemen bir devlet olan Venezuela’yı resmen işgal etti; askerleri halkın seçtiği Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve hukukçu eşini kaçırarak yargılanacakları iddiasıyla New York’a götürüyor. Hangi gerekçeyle yapılmış olursa olsun bu olay uluslararası hukuk tarihine “siyasi eşkıyalık” örneği olarak yazılacak ve yapanlar hayırla anılmayacaktır.
08 Mayıs- 15 Mayıs 2010 tarihleri arasında düzenlenen bir turla, Benelüks- Paris gezisine katıldık. Düsseldorf havalimanından özel tur otobüsüyle karayolu yolculuğu yaptıktan sonra, gezimizin ilk durağı olan Lüksemburg' un başkenti Lüksemburg da panoramik bir tur yaparak, bir geceliğine konaklama yapacağımız havalimanının çok yakınında bulunan NH Airport oteline yerleştik. Otel kendi standartlarına göre dört yıldızlı bir konaklama tesisi şartlarını taşımaktaydı.
‘Savaşzede’ Ukraynalılar’a kapılar açıldı, ‘Depremzede’ Türkler’e kapılar duvar oldu. Hollanda’nın çifte standart uygulamasından iki örnek: 1- Türk olduğunu söyleyen 5 yaşında bir çocuk, polis korumasına alındı. 2- 4 çocuklu Zeynep ve eşine ‘Size yardım edemeyiz’ denildi. Aynı ülke, iki ayrı refleks: Sistem nerede esniyor? Hukuk mu, insanlık mı?
14,5 X 20 santim ölçülerinde, birinci hamur kâğıda basılı 398 sayfalık eser, 2023 yılında, Bakü’de yayınlanmıştır. Kitapta, 1955 yılında Nahcivan’da dünyaya gelmiş olan ilim adamı, araştırmacı yazar Ârif Rahimoğlu’nu tanıyanların, musalla taşındaki tabutu başında yapılan konuşmalar, yazılan makaleler yer alıyor.
Târih şuûru; milletleşmesini tamamlayan cemiyetlerde, en ileri merhaledir. Yâni; ‘millet’ hâline gelmiş, bu hüviyeti kazanmış toplulukların, söz ve tavırdaki müşterekliklerinin zaman içersindeki birikimlerinin yekûnunu bu ‘şuûr” ile târif ve izah edebiliriz.
Kadim Türk yurdu olan Azerbaycan toprakları, 11. Yüzyılda Büyük Selçuklular İmparatorluğu’na katıldı. Doğusunda Hazar Denizi, kuzeyinde Rusya'ya bağlı Dağıstan Muhtar Cumhuriyeti, kuzeybatıda Gürcistan, güneybatıda Ermenistan ve Azerbaycan’a bağlı Özerk bölge olan Nahcivan Muhtar Cumhuriyeti dolayısıyla Türkiye ve güneyde İran Azerbaycan’ı veya Tebriz Azerbaycan’ı olarak bilinen İran toprakları ile çevrilidir. Güney Azerbaycan, ‘ Bakü Azerbaycan ’ı olarak da anılan Büyük Azerbaycan’ın yönetiminde iken, 1826-1828 Rus-İran Savaşı'ndan sonra 1828 yılında imzalanan Türkmençay Anlaşması ile İran Cumhuriyeti’ne verildi.
2007 Yılıydı. Belediye başkanlığı yaptığım bir zaman diliminde, Bekirdere muhtarımız rahmetli ÖMER TURAN telefonla beni aradı.
İzmir’in kalbinde, Tarihi Bıçakçı Han’ın taş duvarları içinde, Türkiye ile Hollanda arasındaki 400 yılı aşkın dostluğun hikâyesi bu kez resimle, halıyla, çiniyle ve insan öyküleriyle anlatılıyor.
PKK/KCK terör örgütü, 2015/2016’daki yerel özerk bölgeler kurma girişiminin silahlı kuvvetlerimizin kararlı müdahalesiyle ezilmesi sonucunda Türkiye’de eylem yapma kabiliyetini kesinlikle kaybetti. M.S.B. Yaşar Güler bu durumu geçen haftaki konuşmasında “PKK etkisiz hâle getirildi” diyerek doğruladı.
Masallarda canlanır yaşar çocukluğum İnanırdım ben de her çocuk gibi Masalların büyüsüne...
*Öğrendim ki… Cenâb-ı Allah, şükredenlerin nimetlerini artırır. (Hacı Bektâş-ı Velî’den.)
Seksen dokuz yıl önce bu gündü, hafif kar yağışı altında Beyazıt Camii’nin musallasına çıplak bir tabut konulmuştu.
Türk tasavvufunun kurucusu sayılan Pir-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevi döneminin şartlarında; İslâm dini öğretilirken, kullanılan Farsça, Türkçe'yi adeta 2. plana atmış dolayısıyla halktan kopuk ağdalı bir dil gibi hüküm sürmüştür. Tarihi bir gerçektir ki; Hoca Ahmed Yesevi, yaşadığı toplumla bütünleşen, köylü, kentli herkesin gönlünü kazanan, en önemli bağın *SEVGİ* temelinde kurulacağına inanmış, insanı temel hakikat kabul ederek, insan yetiştirmeye, yani eğitime büyük önem vermiştir.
İlim dünyanın en değerli varlığıdır. Alimler de insanları en değerlileridir. Her şey için harcanan zamanın, Kıyamette hesabı verilecektir, fakat ilme harcanan zaman muhasebeden muaf tutulacaktır. Eski âlimler ilme büyük değer vermişler, onu her türlü faaliyetin üstünde tutmuşlardır.
Billahirrahmanirrahim Ama haber ravilerinin ve eskileri nakledenlerin dediğine göre İsfahan yurdunda Bozoğlan adında bir padişah vardı. Onun iki veziri var di. Birinin adına Baba Bey ve diğerinin adına Aga Bey derlerdi. Ve yine bu vezirler Bozoğlan Han’a kardeş olurlardı. Ama Bozoğlan’ın iki kızı vardı. Birini Baba Bey’e ve diğerini Aga Bey’e verip kendine damat etti. Ama bu iki vezirin evvelde iki oğlu vardı. İkisi (de) Bozoğlan Han’a yeğen olurlardı. Ama Baba Bey’in oğluna Yusuf Bey, Aga Bey’in oğluna Ahmet Bey ad verirdiler. Ama iki oğlan büyüyüp olgunlaşıp, yiğit olup at üstüne bindiler. Ama bunların atalarına ait beş bin evlikten on bin evliğe obaları vardı.
S. Ahmet Arvasî, kendisini şâir olarak kabul etmez.

