Bu tâbiri Füsun Akatlı (1944-2010) kullanmış. Evet, Sabahattin Ali'nin "Kürk Mantolu Madonna" isimli meşhur romanının 2003 yılında yapılan baskısı hakkında Füsun Akatlı demiş ki:
2007 yılında, belediyemizden bir grup arkadaşlarla beraber, davet edildiğimiz Bulgaristan’ın Lopuşna kasabasına gittik.
Öncelikle kısa bir bilgi vereyim: -Kesme taştan yapılmıştır. Tabii sonsuz sabırla…
Değerli okurlarım, Bugün sizlere, “Yine mi bunlar?” diyebileceğiniz iki haberi art arda okutacağım. Bu tepkinin nereden gelebileceğini çok iyi tahmin ediyorum. Hatta zaman zaman aynı soruyu kendi kendime de soruyorum. Çünkü her iki isim de bugüne kadar defalarca sitayişle söz ettiğim, her başarılarında gururla yazdığım kişiler. Bir yerden sonra insan hem okuru yormaktan hem de “hep aynı isimler” duygusu yaratmaktan çekinir oluyor.
Başkalaşma veya değişme demiyorum. İster köy olsun ister şehir, iki temel ‘hâfıza’ya sahip olmalıdır:
1. Kalpler Allah’tan uzaklaştıkça sınırlar silinir:
Âkif’i küçümseyen genç şair o günkü sohbetin bilhassa bir bölümünü hayatı boyunca unutamayacaktı. Rıfkı Bey’in Âkif’le Fransızca ıstılahların Türkçe karşılıklarını konuştukları kısmını. Lâf arasında kendisini âlim yapan “Asticot” kelimesinin geçtiğini duymuş âdeta nefesini tutarak dikkat kesilmişti. “Âkif sakalını kısa kısa çekerek; Asticot da nihayet bir larva (kurtçuk böcek) olduğuna göre batîta diye tercüme edeceğiz galiba!” demişti. Aynı günde şairliğinin de âlimliğinin de çöküşünü gören genç “Küçüldüm, küçüldüm” diyerek noktayı koyuyordu.” Hep 18 yaşın neticeleri. O yaşta insan 4 dakikada âlim, 5 dakikada cahil olur. ”diyerek…
Hastanenin o kendine has, beyaz ve steril kokusunu alıyorum, koridorlar sessiz birer bekleyişin yankısıyla doludur. Ben, kendi hastalığımın ağırlığını omuzlarımda taşıyarak girişte sıralanmış oturaklardan birine ilişmişim.
“Bayrak gökte mührümüz, bayrak hâkimiyettir” Bayrak; devlet demektir, bayrak ebediyettir” Bayrak millî haysiyet, bayrak mensubiyettir” -Mehmed Güneş -
Lale Gül, mütedeyyin ve kapalı bir aile ortamında büyüdüğünü anlatan genç bir kadındı. Kendini bu aile yapısının baskısı altında ezilmiş, susturulmuş ve hayattan koparılmış biri olarak sundu. Yazdığını söylediği şey bir romandı; ama ortaya çıkan metin, edebî bir kurgu olmaktan çok, ailesiyle ve inanç dünyasıyla hesaplaşmaya dönük sert ve çirkin bir iç dökümüydü.
Nuri GÜRGÜR Şam Hükûmetinin ateşkes ilân etmesi, SDG ile 14 maddelik “tam entegrasyon” anlaşmasının imzalanması bütün bölgeyi etkileyecek tarihi bir adımdır. SDG, anlaşma hükümlerine tamamen uyacak mı, yoksa geçen Mart ayındaki sekiz maddelik anlaşmayı yaptığı gibi rafa kaldırmaya mı yönelecek bilemeyiz. Çünkü tam entegrasyona evet derken saydığı kritik isteklerinden vazgeçmiş oluyor.
DÂVÂ/1 Dâvâ..Dâvâ..Ey dâvâ! Ey dâvâ, uluğ dâvâ! Yûnus’ta “sevgi” idin, niçin oldun berhavâ?
Bir kuşak iş hayatına atılmak istemiyor; çalışma ortamından kaçıyor. Çocuklarımız hayata başlamak istemiyor! Eurostat verileri ve Marketing Türkiye adına Sia Insight tarafından yürütülen kapsamlı araştırma bu sonucu ortaya koymaktadır.
Osmanlı arşivleri incelendiğinde şu tarihi gerçeklerle yüz yüze geliriz. Aralık 1847’de yayınlanan bir Osmanlı Kanunnamesinde, imparatorluk bünyesinde bir “Kürdistan” vilayetinin kurulduğu belirtilir. Merkezi Ahlat olan vilayet, Diyarbekir, Muş, Hakkâri, Van, Cizre, Botan ve Mardin’i kapsıyordu.
Ne muazzam bir düşüş ne büyük bir seviye kaybı… Evet, bir büyük liderle başlayıp Trump adını taşıyan bir zavallının başkanlığına mahkûm hâle gelişin dramı… Büyük yazar Samuel Smilles, George Washington için bakın ne diyor? “Onun hangi tarafının en çok takdir edileceğini kestirmek güçtür. Ruhunun asaletini mi, yoksa vatan severliğinin enginliğini mi, yoksa ahlâkının temizliğini mi öne alalım?” diye de soruyor. Bence bu soruya onun bir büyük vasfını daha ilâve etmek şarttır.
Aralık ayının son hafta sonunda, Tahran’da başlayan yönetimi protesto eylemleri kısa zamanda genişleyerek çok sayıda kente yayıldı. Başbakan Pezeşkiyan ilk başta göstericilerle anlaşarak sıkıntılara önlem almaya, sertlikten kaçınmaya çalıştı. Fakat olayları durduramadı ve kenara itilmiş oldu. Ülke genelinde devam eden gösterilerde üç bine yakın can kaybı olduğu ifade ediliyor.
Stratejik bir pazarda bu yokluk nasıl açıklanabilir? Türkiye standını bulamayan ziyaretçiler, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Bulgaristan standına akın ettiler. Türkiye makamlarından katılım olmayacağına dair bir mesaj gelmedi. Türkiye’ye en çok turist taşıyan Corendon da fuarda yoktu.
Günümüzde birçok aydınımız Doğu meselesinin, Türkiye'nin demokrasi sorununun bir parçası olduğunu ve dolayısıyla " demokratikleşme" ile çözüme kavuşacağını ifade ediyorlar. Aslına bakılırsa, sorunlarımız, gerçek demokratik ve adil bir düzen kuramayışımızdan kaynaklanıyor denebilir.
BU BİR DIŞ SİYASET YAZISI DEĞİLDİR Ben, yorumlarımda iç siyaset ve dış siyaset konularına hiç girmem. Bunu beni tanıyan okurlarım çok iyi bilir.
Büyük şehrin içinde sayılırdı. Adının sonunda -köy olmasına rağmen köy değildi. Burada yaşayan ailelerden birinin üç çocuğu vardı. İsimleri Yağmur, Bulut, Şimşek idi. Çocukların her birinin arasında birer yaş fark vardı.

