İsmet Binark Ebediyete İrtihal Eyledi

İsmet Binark  bey bu alemdeki misafirliğini tamamlayarak Hakk’a yürümüş bulunuyor. İlk gençlik yıllarından itibaren benimsediği milli ve manevi değerleri  hayatının anlamı ve gayesi yaparak ömrü boyunca onlara hizmet etmeye, gönülden bağlı olduğu milletimize yararlı olmaya, kalemiyle fikir ve düşünce hayatımıza katkı yapmaya çalıştı.

Tosuncuk Gelmiş!

Her açıdan dünyanın en bereketli ülkelerinden birinde yaşıyoruz. Milleti dolandırıp ceplerini dolduranların en rahat ettiği ülkelerden biriyiz. Bankerler, yeşil sermayeciler, titancılar, sanal paracılar, çiftlik bank gibi milletin cebini boşaltan mekanizmaların kol gezdiği bu cennet vatanda deşifre olmamış ne gözü açıklar vardır. Allah bilir.

İyilik Yapmak Neden Mutlu Ediyor?

İyi ve cömert olmak başkalarını daha olumlu gözle görmemizi sağlıyor. İyilik yapmak diğerlerinin sıkıntıları yüzünden hissettiğimiz vicdan azabını, kederi ve rahatsızlığı azaltır. Başkalarına yardım etmek kendimizi onlara göre avantajlı hissedip şükretmemizi sağlar. Şükretmekte en önemli mutluluk yöntemlerinden, stratejilerinden birisidir.

Alevîlik

Alevîlik; din, mezhep veya tarîkat ve hattâ bir cemaat adı değildir. İslâmî bir düşünce, felsefe, hayat ve düşünce tarzı veya İslâmî kültür, İslâm’ın farklı bir yorumu olarak ele anılabilir.

Post- Modern Putperestlik ve Sözde Dindarlık Bu İşte

1 Temmuz Çin Komünist Partisi’nin 100’ncü kuruluş yıldönümüymüş. Halen ABD ile her alanda küresel egemenlik yarışına girmiş olan Çin Halk Cumhuriyeti bunu da, çok başarıyla yürüttüğü PR kampanyalarına malzeme yaptı. Bu maksatla sadece kendine ait yazılı ve görsel araçlarından değil, çeşitli ülkelerdeki ideolojik sempatizanı partilerin gazete ve ekranlarından da yararlandı. 

Öğrendim ki…

Kimseyi, sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz. Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.                                                                                                                                       

Örnek Dava Adamı, Türk Ocakları’nın Unutulmaz “Ak Sakalı” Prof. Dr. Orhan Düzgüneş’i Rahmetle Anıyoruz

Prof. Dr. Orhan Düzgüneş, 25 yıl önce bugün ebedi âleme irtihal etmişti. 1973 yılından başlayarak, 1994 yılına kadar Türk Ocakları’nın Genel Başkanı sıfatıyla Türk milliyetçiliğine hizmet etti. Türk Ocakları’nın 1970 yılı başından sonra girdiği “fetret” döneminin aşılmasında, 12 Eylül darbesiyle dernek ve parti faaliyetlerinin yasaklanması üzerine fiilen kapanan Derneğin 1984 yılında yeniden faaliyete başlayıp kısa zamanda Türkiye genelinde teşkilatlanmasında, bugünkü konumuna gelmesinde onun büyük emeği ve payı vardır.

Kocaeli Turizm Şurası Büyük İlgi Gördü

Tarih, kültür, doğa, inanç ve turizm gibi konurda birçok değerlere sahip Kocaeli, kültür turizminde marka olmak istiyor.

Fâzilet

Nihat Sâmi Banarlı’nın anlattığına göre Yahyâ Kemal Beyatlı, bir dönemdeki sohbetlerinde sık sık şöyle dermiş: Çocuklarımıza dediler ki:                                                                                                                     

Aynı Yere Ateş Etmek…

Keseri aynı noktaya vurmak… Aynı türküyü seslendirmek, Birinci sınıf bilim insanı yetiştirilir, bilim kurumları sorumluluklarını yerine getirirler, yönetimler bilim insanlarını dinleyip önlerini açarlarsa, bilimsel bilgi bütün toplum kurumlarına girecek, toplum yapısı değişecektir.

Kur’ân Nedir?

Yazımızın başlığı, "Müslüman Kimdir?" şeklindeydi. Bu sorunun cevâbını elbette en doğru olarak dinin tebliğcisi verebilir. İşte Allah'ın Resûlü, başta meâlini vermiş bulunduğumuz hadisleri ile bu cevabı vermiştir:

Sezgin Baran Korkmaz Olayının Düşündürdükleri

ABD Adalet Bakanlığı Sezgin Baran Korkmaz hakkında yeni dava kapsamında “Türk iş adamı 133 milyon doların üzerinde dolandırıcılık gelirini akladığı iddiasıyla Avusturya’da tutuklandı” başlıklı yazılı bir açıklama yaptı. Utah Bölge Savcılığı’nın 28 Nisan 2021 tarihli iddianamesinin gizliliği 21 Haziran 2021 tarihi itibariyle kalktığından SBK’nın nelerle suçlandığı görülebiliyor.

*Gerçek Bir Baba Masalı…*

*Aileni seçemiyorsun* ; eşini, dostunu, arkadaşını, işini seçebildiğin gibi… Bu yüzden hayatın en büyük piyangosudur aslında doğduğun yer, doğduğun aile, doğduğun zaman, doğduğun şartlar.

Töre Dergisi

Ankara’da, Aylık fikir ve sanat dergisi tanıtımıyla ve Türkçü düşünceye hizmet maksadıyla 23 Haziran 1971 târihinde yayınlanmaya başladı.         

İslam Medeniyeti Nefret Değil Sevgi, Zorlaştırma Değil Kolaylaştırma, Çatışma Değil Uzlaşma Medeniyetidir

Doğu'dan Batı'ya dünyanın, orta kuşağını oluşturan İslam dünyası, yüzyılların içinde oluşan, dünyayı dönüştüren, kültürel zenginliğini, büyük ölçüde yitirmiştir. İslam dünyasının kültürel yoksulluğu, ekonomik ve siyasal alanlarda da etkilerini göstermiştir. Müslüman ülkeler dünyanın, en yoksulları olma yanında, en dayatmacı yönetimlerine sahipler. İslam dünyasında, savaşlar birbirini izliyor. Her alanda dehşet verici yıkımlar yaşanıyor.

Dr. Hasan Ferit Cansever

Türkçü fikir adamı, tıp doktor Hasan Ferit Cansever 20 Haziran 1969 târihinde İstanbul’da  vefât etti. Doğumu: Antalya, 1891.

Bu Filmi Biz Daha Önce de Seyretmiştik!

Tarihî geçmişimiz ve stratejik konumumuz dolayısıyla her zaman hedefte olan bir ülkeyiz. Kanla, irfanla kurmuş olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti, geçmişte olduğu gibi bugün de bir sürü tehdit, saldırı ve provokasyonla karşı karşıyadır.

Kur’ân Nedir?

Konumuz din olduğuna göre, şimdi bu kaideyi cemiyet-din münâsebetine tatbik edelim. Önce dinin ne olduğunu kısaca bilmemiz lâzım: Din, Allah tarafından insanlara gönderilen "İlâhi esaslar manzumesidir" Gâyesi, insanlığa huzûr, sükûn, saâdet ve selâmet yollarını açmaktır.

Niçin Geri Kaldık (İskender Öksüz)

Bu kitap serinin son ve yorum kitabı, öncekilerde anlatılanlar hipotez olarak sunuluyor. Daha önce devletler niçin geri kaldığına dair teorilere bir eleştiri ve yorum içeriyor. Bizzat bir teori inşası iddiasında değil, ancak yazarın hipotezlerden bir teori oluşturulabilir.  Genç iktisatçı ve iktisat tarihçileri bu konu üzerinde çalışmalılar.

Dünyanın Özlemini Çektiği Paylaşımcı Ekonominin ve Katılımcı Yönetimin Özü Medine Sözleşmesi'ndedir

Yüzyıllar içinde şehirlerin oluşumu ve gelişimi, ekonomik gelişmelerle birlikte, kültürel derinleşmelere dayanıyor. Bu yüzden dünyanın her yanında şehirler, bir yandan ekonomik zenginleşmenin, bir yandan kültürel derinleşmenin sürükleyici güçleri oluyor. Sanayileşmenin ortaya çıkardığı, bir örnek toplu üretime ve bir örnek toplu tüketime, paralel olarak büyüyen şehirler, Yirminci yüzyılda ekonomik, siyasal ve kültürel yapıda ortaya çıkan, en önemli dönüşümlerin başında geliyor. Şehirlerde tüketimin ve üretimin, yıldan yıla biraz daha büyümesiyle, kültürel doku ve ekonomik yapı, büyük değişikliklere uğruyor.