Yatağa telefonla giren genç, rüyasına değil bildirimine uyanır.
Hollanda’daki Türk iş dünyası, yarım asırlık göç hikâyesinin ardından, bugün yeni bir eşikte duruyor. Amsterdam’da kurulan “Turkish Dutch Business Platform” (Türkiye Hollanda İş Platformu) , işte bu eşiğin sembolü olarak sahneye çıktı. Artık mesele yalnızca ayakta kalmak değil, iki ülke arasında yön veren bir ekonomik akla dönüşebilmek.
Bedenimiz, metalleri altına çevirmeye uğraşan simyacılardan daha iyisini yapıyor. Beden içine aldığı bir sürü yiyeceği kana, ete, kemiğe dönüştürüyor. Onlardan beyni besleyecek malzeme yapıyor. Bir Mevlâna gibi bir insan oluşturabiliyor.
T.C. Anayasasının 3.maddesine göre," Türkiye Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Ve Anayasanın 5,6,7,9 ve birçok maddesinde, milletimizin adı*TÜRK MİLLETİ*. olarak teyit edilmiştir.
Suriye’de 15 yıl önce Baas/Esad diktatörlüğüne karşı başlayan kitlesel gösteriler kısa sürede “iç savaşa” dönüştü. Hükûmet ülkenin tümünde kontrolü sağlayamayacağını düşünerek Türkiye sınırına bitişik geniş bir alanı boşalttı. Bu bölgenin hiçbir yerinde Kürtler çoğunlukta olmasalar da topluca yaşıyorlardı. Kandil’in talimatıyla 2011’de PKK’nın uzantısı YPG kuruldu.
Çizgi filmler, çocukları hem eğlendirir, hem öğretir, hem de hayal dünyalarını besler. Ancak bu olumlu etkiler her çizgi film için geçerli değildir. Gerek TV’lerde, gerekse de internette bulunan bazı çizgi film kanalları ve videolar, çocukların gelişimini son derece olumsuz etkileyecek zararlı içeriklerle doludur.
Hollanda’daki Türk asıllıların bugüne kadar elde etmiş oldukları başarılar, artık tek tek isimlerle anlatılamayacak kadar geniş ve etkileyici bir tablo ortaya koyuyor.
Nezle, grip ve anjin; boğaz ağrısı, ateş ve öksürük gibi ortak şikâyetlere yol açabilen hastalıklardır. Bu nedenle bu hastalıkların teşhisi, takibi ve tedavisinde bilinmesi ve uyulması gereken bazı önemli hususlar bulunmaktadır. Basit gibi görünen bu hastalıklar, doğru teşhis ve uygun tedavi ile ciddi bir sağlık sorununa yol açmadan atlatılabilir. Ancak gerekli dikkat gösterilmezse, bulaşıcılıklarıyla çevreyi etkileyebilir; komplikasyonlarıyla da sağlığımızı ve yaşam konforumuzu bozabilirler.
“Kitap’ta İsmail’i hatırla. O, vaadında duran (sadık) biri, Resûl ve nebiy idi. Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi; Rabbi katında rızaya ulaşmış biri idi. Yine Kitap’ta İdris’i hatırla. O sıddîk bir nebiy idi. Biz onu yüksek bir mekâna yükselttik.
Bu tâbiri Füsun Akatlı (1944-2010) kullanmış. Evet, Sabahattin Ali'nin "Kürk Mantolu Madonna" isimli meşhur romanının 2003 yılında yapılan baskısı hakkında Füsun Akatlı demiş ki:
2007 yılında, belediyemizden bir grup arkadaşlarla beraber, davet edildiğimiz Bulgaristan’ın Lopuşna kasabasına gittik.
Öncelikle kısa bir bilgi vereyim: -Kesme taştan yapılmıştır. Tabii sonsuz sabırla…
Değerli okurlarım, Bugün sizlere, “Yine mi bunlar?” diyebileceğiniz iki haberi art arda okutacağım. Bu tepkinin nereden gelebileceğini çok iyi tahmin ediyorum. Hatta zaman zaman aynı soruyu kendi kendime de soruyorum. Çünkü her iki isim de bugüne kadar defalarca sitayişle söz ettiğim, her başarılarında gururla yazdığım kişiler. Bir yerden sonra insan hem okuru yormaktan hem de “hep aynı isimler” duygusu yaratmaktan çekinir oluyor.
• Tüm ifadelerinizde hayata karşı yumuşak başlı, iyi huylu, bağışlayıcı, şefkatli ve şartsız sevgi dolu olmayı seçin.
“Kandıra’ya girerken sağ tarafta hastane, Yarimin mektubunu geciktirme postane”
Başkalaşma veya değişme demiyorum. İster köy olsun ister şehir, iki temel ‘hâfıza’ya sahip olmalıdır:
1. Kalpler Allah’tan uzaklaştıkça sınırlar silinir:
Âkif’i küçümseyen genç şair o günkü sohbetin bilhassa bir bölümünü hayatı boyunca unutamayacaktı. Rıfkı Bey’in Âkif’le Fransızca ıstılahların Türkçe karşılıklarını konuştukları kısmını. Lâf arasında kendisini âlim yapan “Asticot” kelimesinin geçtiğini duymuş âdeta nefesini tutarak dikkat kesilmişti. “Âkif sakalını kısa kısa çekerek; Asticot da nihayet bir larva (kurtçuk böcek) olduğuna göre batîta diye tercüme edeceğiz galiba!” demişti. Aynı günde şairliğinin de âlimliğinin de çöküşünü gören genç “Küçüldüm, küçüldüm” diyerek noktayı koyuyordu.” Hep 18 yaşın neticeleri. O yaşta insan 4 dakikada âlim, 5 dakikada cahil olur. ”diyerek…
Hastanenin o kendine has, beyaz ve steril kokusunu alıyorum, koridorlar sessiz birer bekleyişin yankısıyla doludur. Ben, kendi hastalığımın ağırlığını omuzlarımda taşıyarak girişte sıralanmış oturaklardan birine ilişmişim.
“Bayrak gökte mührümüz, bayrak hâkimiyettir” Bayrak; devlet demektir, bayrak ebediyettir” Bayrak millî haysiyet, bayrak mensubiyettir” -Mehmed Güneş -

