Her insanın içinde geçmişten gelen bir hikâye vardır ve o hikâyeyi anlamadan insanı tanımak mümkün değildir. İnsanları tanımak için yüzeysel değil, derin sorular sormamız gerekir. İnsan karakteri tanımak için doğrudan “kimdir?” şeklinde soru sormamalıyız. Onların yaşam deneyimlerini, duygularını ve anlam dünyasını açığa çıkaracak sorular sormalıyız.
Kaliteli uyku, sağlıklı ve kaliteli yaşamanın en önemli unsurlarından biridir.
Şimdiki anı düşman olarak görmeyin. Şimdiki an için şükran duymak gerçek zenginliktir. Şikâyet daima olanı kabul etmemek ve olan bitene direnmektir. Her nerede bulunuyorsanız orada olun. Şimdiki ana teslim olun ve tadını çıkarın. Teslimiyet zayıflık değildir. Onun içinde büyük bir güç vardır.
Kaliteli uyku, sağlıklı ve kaliteli yaşamanın en önemli unsurlarından biridir.
Beynimiz her hâlükârda sağlığımızı korumaya programlanmıştır. Bu sebeple insan beyni mutlu yüzleri daha uygun görüp onlara yöneliyor, onları üstün görüp onları tercih ediyor. Bir kimsenin zehirli ruh hali yüzüne yansıyor. Bu ruh hali çevresindekileri aynen pasif sigara içiciliği gibi etkileyebiliyor.
Hayat, sadece mala-mülke, şana, şöhrete ve unvana sahip olmak değildir. Hayat manevi olarak hatırlamaktır. Manevi hatırlama için, bir şeyleri az yapmak ve çok dikkat etmek gerekir. İşte manevi hatırlamayı ve manevi yolculuğu kolaylaştıran yollardan bazıları:
Kaliteli bir hayat sürebilmek için, ümit ve korku dengesinin optimal bir şekilde kurulabilmesi gerekir.
• Akıl her zaman bilincimizi yükseltir mi? • Aklımız ve vicdanımız arasında kalırsak, vicdanımızın yolundan mı yoksa aklımızın yolundan mı gitmeliyiz?
Günümüz dünyasında pek çok insanın arayanı ve derdini dinleyeni olmuyor. İnsanlar kalabalıklar içinde olsa da yalnız kalıyorlar. Hepimizin acımızı yüreğinde hissedecek insanlara ihtiyacı vardır. Hallacı Mansur’un dediği gibi, “Cehennem acı çektiğinizi kimsenin duymadığı yerdir.” Acılarını ve sorunlarını paylaşacak, acı çektiğinde ona nazikçe dokunacak, sarılacak ve omuzunda ağlayacak kimsesi olmayan insan yalnızdır.
Bedenimiz, metalleri altına çevirmeye uğraşan simyacılardan daha iyisini yapıyor. Beden içine aldığı bir sürü yiyeceği kana, ete, kemiğe dönüştürüyor. Onlardan beyni besleyecek malzeme yapıyor. Bir Mevlâna gibi bir insan oluşturabiliyor.
Çizgi filmler, çocukları hem eğlendirir, hem öğretir, hem de hayal dünyalarını besler. Ancak bu olumlu etkiler her çizgi film için geçerli değildir. Gerek TV’lerde, gerekse de internette bulunan bazı çizgi film kanalları ve videolar, çocukların gelişimini son derece olumsuz etkileyecek zararlı içeriklerle doludur.
• Tüm ifadelerinizde hayata karşı yumuşak başlı, iyi huylu, bağışlayıcı, şefkatli ve şartsız sevgi dolu olmayı seçin.
İnsan sosyal bir varlıktır. Bu sebeple hayatını idame ettirmek için birbirine ihtiyacı vardır. Zamanın su gibi akıp gittiği bu FANİ dünyada, üzüntü ve sevincimizi paylaşarak hayatımızı daha mutlu kılmak gerekmez mi?
İnsanların büyük çoğunluğu, yeterli güvenliğe, prestije, paraya ve statüye sahip olduklarında mutlu olacaklarını sanıyorlar. Ancak insanların mutlu olmaları için sahip olmaları gerektiğini düşündükleri her şey sevinçten çok mutsuzluk getiriyor. Bunlara sahip olduklarında mutsuz olduklarını fark ediyorlar ve boşuna uğraştıklarını düşünüyorlar. Sonra “BÜTÜN BUNLAR NE İÇİN? Sorusunu kendilerine soruyorlar.
Akıl sağlığımız, bir insanla, bir grupla, bir kuruluşla, dünyayla, Yüce Yaratanla bir olmaya bağlıdır. İnsanın evren ile bütünleşmesini sağlayan tek bir duygu vardır. O da sevgidir. Sevgi insanın kendi dışında bir şey veya birisiyle kendi bütünlüğünü koruyarak birleşmesidir.
Trafikte, yolda, sokakta, markette, AVM'de; Kısaca yaşanılan her yerde, Beklenmedik veya o an için anormal sayılacak bir durumla karşılaşıldığı zaman, önyargılı davranmamak GEREKİR.
Şu sözleri her gün işitmeyen var mı? “Kayınvalidemin yüzünden yuvam yıkıldı.”, “Fizik öğretmenimin yüzünden tahsil hayatım bitti”, “Şefin yüzünden işten atıldım.”” Şu kişinin yüzünden kanser oldum.”, “Sosyal medya beni oyalıyor.”
Sevgi onarır, korur, geliştirir, sevgisizlik ise yıpratır, yok eder. Sevgi, insanı bir şeye, diğer insanlara, zorlama olmadan, “ çünkü” ve “eğer” gibi “çıkarcı koşullara” bağlanmadan, özgürce, “her şeye rağmen” düşüncesi ile bağlayan, en temiz, samimi, beklentisiz ve sınırsız duygu, birlikteliğidir.
Kendime hep sormuşumdur: Acaba öğretmenlik mi yapıyorum, yoksa öğretmenliği yaşıyor muyum? Acaba İstanbul’da yaşıyor muyum, yoksa İstanbul’u yaşıyor muyum? İstanbul'da yaklaşık on sekiz milyon insan yaşıyor. Acaba bunların yüzde kaçı İstanbul’u yaşıyor?
Son yıllarda bu boşluk hissi ve önlenemez can sıkıntısı pek çok insan için çok ciddi boyutlara ulaşmıştır. Pek çok evlilik ilişkileri hüsranla sonuçlanıyor ve evlilik planları bozuluyor.

