Öğrendim ki… 7

*Öğrendim ki… Helâl kazanç bereketlidir. *Muhâfazakârların-milliyetçilerin tembelliği yüzünden edebiyatımız toplum üzerindeki büyülü etkisini yitirmiş, öncü kudretini bırakarak hayattan uzaklaşmış gibidir. Gerçi bazı teşebbüsler var ise de tam hakkını vermek çâresinden mahrumdur. Çünkü kenardan köşeden muhtasar bakışlarla perakende sunuşlar, millî kültür ve sanatı benimsetemez. (Ahmet Kabaklı; 1924-2001)

Tebessümlük: Osmanlı Sigortası

İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan ‘Ya Hâfız’ (Muhafaza Eden Rabbimiz) levhalarını her yerde görünce Keçecizâde Fuat Paşa’ya bunların ne olduğunu sormuş. Fuat Paşa İngiliz’in tam anlayacağı dille cevap vermiş;

Sanal Röportaj - 4

İddia: Dileğimiz; başka diller ile anadilimizin birbirinden ayrı tutulması, ikisi arasına çizgi çekilmesidir. Anadilimizi kullanırken de, duruluktan yana olunmasıdır. Böyle yapmasak, aşırıcı oluruz. Aşırılık karşıtını doğurur, sonra da onu besler. Türkçe karşıtlığını doğurmak için, art amaçlı olmak gerek. Oysa biz dilimizi seviyoruz.

Öğrendim ki… 6

*Öğrendim ki… Hiçbirimiz, hepimizden daha güçlü olamayız.

İktisâdî Durumumuz – 3

Yazının ikinci bölümünün sonunda: ‘ İhracat gelirlerimizi artırmak için yatırım yapmak lâzım. Yatırım yapmak için para var mı ?’ Diye sorulmuş, ‘ Elbette var .’ Cevabı verilmiş, ‘ Nerede?’ Diye soran olursa, yazının üçüncü ve son bölümünü okuyabilirler .’ Denilmişti.

Ahmet Kabaklı

Şeyhü’l-Muharririn Ahmet Kabaklı Hoca, 2 Şubat 2001 târihinde vefat etti. Vefatının 21. Yıldönümünde saygı ve rahmetle anılmasına vesile olur düşüncesiyle; O’nun sayısı 50’yi aşan eserlerinden biri hakkında bilgi sunuyorum:  

Tebessümlük - Gazi...

Zengin ve nüktedan bir zattan,  yeni Müslüman olmuş bir gayrimüslim için yardım istemişler. Ağa da, o zamanın en değerli parası olan ve “El-Gâzi” olarak anılan iki altın vererek yardımda bulunmuş. Fakat arkasından bir nükte savurmadan edememiş:

Sanal Röportaj 7

(DERDİMİZ TÜRKÇE) İddia: Obalarda konuşulan Türkçeyi, yazı dilinde işlekleştirmişiz; hepsi bu! Dolayısıyla bir devrimden söz etmek doğru değildir. “ Alfabe Devrimi ” vardır; Arap alfabesinden (elifbasından) Latin'lerindekine geçmişiz. Bu yüzden sözü edilen dönemi “ özleştirme süreci ” olarak ele almak daha doğru olacaktır. Özleştirme sürecinde bulunan dilcilerde büyük bir buşku (heyecan) vardı. Bu buşku da bir sevgilinin gözünün kör olması gibi, var olan yanlışları bile görmeyecek denli kör etmiştir dilcilerimizi. Gönül isterdi daha özenli davransınlar, ancak ne yazık ki bu yanlış durumları da kabul etmemiz gerekiyor. “ Tarihî ” yerine “ tarihsel ” demek büsbütün yanlış bir tutumdur. “ Dilimize zarar veren bunlar değil mi ?” diye soruyorsunuz; evet bu gibi tutumlar zarar vermiştir.

Öğrendim ki… 5

*Öğrendim ki… Kimseyi, sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz. Gerisini karşı tarafa bırakırsınız. 

İktisâdî Durumumuz - 2

Ekonominin rayına oturtulabilmesi için ‘ Şöyle veya böyle olmalı ’ şeklinde kalıplar ortaya koymak mümkün değil. Çünkü ekonomide tek doğru yoktur, akıllı tercihler vardır.   Her biri, bir halka olan akıllı uygulamalarla oluşacak bir tedbirler zinciri veya tedbirler paketi bizi çözüme ulaştırır.

Seci

Yahyâ Kemal Beyatlı; ‘ Ahmet Yesevî’yi incelemek, tanımak ve anlamak gerekir. Bizim milliyetimiz O’nda gizlidir .’ Diyor. Yahyâ Kemal Beyatlı; ‘Ahmet Yesevî’yi incelemek, tanımak ve anlamak gerekir. Bizim milliyetimiz O’nda gizlidir.’ Diyor. 

27 Aralık 1936 târihinde ebedî âleme uğurladığımız Mehmet Âkif Ersoy’un En Önemli Eseri SAFAHAT

Milletimizin, dilimizin ve bağımsızlığımızın şâiri, Mehmet Âkif Ersoy tarafından yazılan Safahat yedi kitaptan oluşmaktadır. Önceleri ayrı ayrı basılan bu eserler Latin harfli baskılarda bir araya getirilmiş olup, on iki bin mısra'dan teşekkül etmiştir. Safahat dışında kalan şiirleri 1975'ten itibaren ek bölüm olarak Safahat'a alınmıştır.

Mustafa Çokay’ı Bilir misiniz?

‘ Her Türk’ün iki vatanı vardır. Birincisi doğduğu topraklar, diğeri ise Türkiye’dir .’ Diyen Mustafa Çokay , Türk Dünyası’nın 20. yüzyıl başındaki önemli isimlerinden biridir ve Türkistan Millî Birliği’nin kurucusudur. Ömrü boyunca dünyadaki bütün Türklerin hür olmaları için mücâdele etmiştir.

2021 Yılının Önemli Olayları

7 Ocak: ABD kongre binası basıldı.                                                                                                                                                         8 Ocak: Türksat 5A uydusu, milli imkanlarla Türkiye'de birleştirilip, Falcon 9 roketiyle Cape Canaveral'den Türkiye saati ile 05:15'te uzaya gönderildi.                                                                                                                                                        9 Ocak: Endonezya’da uçak denize düştü!                                                                                                                                                                                                           

Çay Hakkında

* Türkiye'nin ilk çay üstadı Hacı Mehmet Ârif, 1877 yılında yazdığı ‘ Çay Risalesi ’ adlı kitapta çayın nimetlerini övdü.

Sanal Röportaj - 6

İddia:  “Söz ırkçısı ” diyebileceğimiz kişiler bulunmakta. Bunlardan ayrı olarak biz, yer yer yabancı sözcüklere göz yumabiliyoruz, ancak bunun koşulları var. Örneğin “Röntgen” sözcüğüne karşılık bulunmasını istemiyoruz. Çünkü “Röntgen” kişi adıdır, çalışmalarından dolayı adı unutulmasın, saygı ile anılsın, gelecek kuşaklara ulaşsın diye bunu istiyoruz. Bilime katkı sağlayan kim olursa olsun,  Tanrı katında göksel bir kişidir.

Düşünenler İçin: Tercih Meselesi

Adamın biri tıraş olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar. Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı...

İktisâdî Durumumuz - 1

İnsanlar, ihtiyaçlarını gidermek için çalışırlar. Fakat; toplum nizamını sağlamak, iç ve dış güvenliği temin etmek, adâleti gerçekleştirmek, eğitim ihtiyaçlarını karşılamak, Şahısların iktisâdî faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için gerekli altyapı hizmetlerini yapmak gibi ihtiyaçlarını, insanlar çok pahalıya mal olacağı için kendileri karşılayamazlar.  Bu ihtiyaçları devlet karşılar. Devletin karşılayacağı ihtiyaçlar da sonsuzdur. Bu sonsuz işleri - hizmetleri yapmak için gerekli tatmin vâsıtaları ise sınırlıdır.

Öğrendim ki…

Öğrendim ki kitap en iyi dosttur.                                                                                                                                                                                                                                                                         Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün. Fakat sonrası için bir şeyler bilmek gerek.                                          Öğrendim ki tefekkür itâatten üstündür.                                                                                                                                    

Rum Ortodoks Kilisesinin Orta Kapısı

1820-1821 Mora İsyanı sırasında İstanbul’daki Rum Ortodoks Patrikhânesinin Baş Papazı Gregorius’un Osmanlı Devleti aleyhinde çalıştığı tespit edilince, Patrik Efendi, Sadrazam Benderli Ali Paşa’nın teklifi ve Sultan İkinci Mahmud Han’ın fermanı ile tevkif edilir. Yapılan muhakeme sonunda suçlu bulunarak Patrikhâne’nin orta kapısı önünde asılarak idam edilir. İdamdan sonra Yunanistan’ın emri üzerine gizli olarak toplanan Patrikhâne yönetimi, aynı yerde Türklerden üst düzey bir devlet adamının asılacağı güne kadar söz konusu kapının kapalı tutulmasını kararlaştırır. 1823’ten günümüze kadar 198 yıldır kapı betonlanmış şekliyle kapalıdır.